TÜP BEBEK (İNFERTİLİTE) TEDAVİLERİ

 

HİPNOZLA KISIRLIK TEDAVİSİ

 
Sebebi bilinemeyen ve bulunamayan hastalıklarda kişinin bilinç dışı kayıtlarına ulaşılması ve gerekli tedavi seçeneklerinin araştırılması hipnoterapinin alanıdır.

Defalarca tüp bebek tedavisi görmüş ve başarısız olmuş çiftlerde hipnozla kısırlık tedavisi de bir seçenektir. (hypnofertility)

Çiftlerin kendi travmalarına ve tekrarlayan aile travmalarına ulaşılarak sorunun bilinçdışı nedenleri açıklığa kavuşturulabilir. Hipnoterapi kişiye hiçbir girişimin yapılmadığı, yan etkisi olmayan, etkin bir tedavi yöntemidir.
 
 

HİPNOZLA DOĞUM

 
Kadınların belki de hayatının en güzel deneyimi olan doğum, ağrı, acı ve kanamayla birleşince bir korku filmine dönüşebilmektedir.

Hipnozla doğum (hypnobirthing), doğumun sadece keyifli bir deneyime dönüştüğü, ağrının ve acının sistemden çıkartıldığı bir yöntemdir. Prenses doğumu olarak ta bilinir. Dünyada son yıllarda talebin artması nedeneniyle pek çok hastanede uygulanır hale gelmiştir.

Ağrısız doğum, mutlu ve keyifli doğum vaat eder.

 

AÇIKLANAMAYAN KISIRLIK (İNFERTİLİTE)

 
Tüm infertilite nedenlerinin %15’ini açıklanamayan infertilite oluşturur. Günümüzdeki tanı ve tedavi gereçleriyle saptayabildiğimiz hiçbir sorunu olmayan hasta grubu budur.
Sebebi bilinemeyen ya da açıklanamayan infertilite hastalarına farklı bir bakış açısını ise psikosomatik yaklaşımlarda buluruz. Psiko-somatik demek, ruhsal çatışmanın bedende hastalık belirtilerine yol açtığı durumları anlatmak için kullanılan bir tabirdir. Açıklanamayan infertilite tanısı almış çiftlerde de psikosomatik bir yaklaşımla değerlendirmek gerekir.

AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTENİN PSİKOSOMATİK AÇIKLAMASI
Burada da kadına ait, erkeğe ait ve bu ilişkiye ait sorunlar karşımıza çıkmaktadır. Çiftin sorunlarına gerekli psikolojik tanı testlerini yaparak yaklaşıp uygun psikolojik terapi seçeneklerini seçerek sağaltım sağlanabilir.
Bilinçdışı çatışma varlığında bu sorunlar çözülmeden gebelik elde etmek pek mümkün görünmemektedir. Bilinçdışı sistem gebelik oluşmasını kabul etmediği ve reddettiği sürece bilinçli akıl çok istediğini söylese de savaşı bilinçdışı kazanmaktadır.

Erken dönem çocukluk yaşantısı, çocukluk dönemine ait travma kayıtları, anne babanın uygunsuz tutum ve davranışları bilinçdışı çatışmaya zemin hazırlamakta bu da farklı organlarda farklı duygusal tepkilere neden olmaktadır.
Herkesin çok yakından bildiği panik atak örneğinde olduğu gibi bilinçdışı uyaranlara beden hastalıkları taklit ederek cevap vermektedir.

İnfertilite sorunu yaşayan hastalarda da temel çatışmalara ulaşılıp bilinçdışı kayıtların ne demek istediği anlaşılınca soruna yönelik tedavi gündeme gelebilmektedir.

Önemli olan güvenilir ellerde, bu alanda gerekli eğitimi almış kişilerin bilinçdışı çalışmayı yürütmesidir.
Psikolojik tanı testleri, kişilik yapısının analizi, psikiatrik hastalık tanılarının dışlanması terapi yapacak kişinin sorumluluğundadır. Bu nedenle psikoterapi, klinik psikoloji ve hipnoterapi eğitimi almış doktorlar bilinçdışına müdahalede bulunabilmektedir.

Cerrahi tekniklerde olduğu gibi öncelikle hastaya zarar vermeden gerekli tıbbi bilinçdışı müdahalelerin yapılması söz konusudur. Bu yaklaşıma da hipnofertilite denilmektedir.
Günümüzde artık açıklanamayan infertiliteyi hipnofertilite yöntemiyle açıklanabilir hale gelmiş bulunmaktayız.
 

TÜP BEBEK (İNFERTİLİTE) VE CİNSELLİK

 

İnfertilite sorunu yaşayan çiftlerin içinde bulundukları stresli süreçler cinsel yaşamlarına, evlilik ve çift ilişkilerine de yansımaktadır. Cinsellik gibi haz ve keyif veren bir eylemin planlı zamanlarda, doktor kontrolünde görev gibi yapılıyor olması, bu çiftlerde mutsuzluğa ve iyilik halinin bozulmasın yol açabilmaktedir.

Cinsel eylem ve sağlıklı cinsel döngünün yaşanabilmesi için huzurlu, güvenli ortamlara ihtiyaç duyulmaktadır. Cinsellik kişinin bedeniyle barışık olduğu, kendi bedenini keşfedip bir ötekiyle birleşme arzusuyla gerçekleştirilen keyif ve neşe veren bir eylemdir.

İnfertil hasta grubunda bedenin koşulsuz kabulüne engel olabilen yetersizlik, kusurluluk, başarısızlık, dayanıksızlık gibi temel inaçlara ve bunlardan kaynaklanan olumsuz otomatik düşüncelere sıklıkla rastlanmaktadır.

Temel inançlardaki bu olumsuz kalıplar cinsel hayatı, evlilik ve çift ilişkisini de olumsuz olarak etkileyebilmektedir.
Cinselliğe karşı istek kaybı, cinsel uyarılma bozuklukları, ağrılı cinsel ilişki, orgazm olamama, sertleşme (ereksiyon) sorunları ve erken boşalma gibi cinsel işlev bozukluklarını infertil çiftlerde sıklıkla görmekteyiz.

Çeşitli psikoterapi teknikleri uygulanarak bu olumsuz düşünce kalıpları değiştirilebilmekte, beden duyumları iyileştirilmekte ve cinsel terapi teknikleriyle daha keyifli bir cinsel yaşam ve evlilik doyumu sağlanabilmektedir.
Evlilik doyumu ve cinsel doyumun arttığı çiftlerde gebelik oranları yükselmekte aileye yeni katılan bebek için de huzurlu bir yuva oluşmaktadır.

 

TÜP BEBEK (İNFERTİLİTE)

 
12 AYLIK SÜRE İÇİNDE KORUNMASIZ İLİŞKİYE RAĞMEN GEBELİK OLMAMASIDIR.
Genel olarak 1 yıldan sonra değerlendirme başlamalı.

1 yıl kuralının geçerli olmadığı hastalar: bilinen veya şüpheli kötü semen parametresi olanlar, düzensiz adet, bilinen veya şüpheli rahim, yumurtalık, karın zarı hastalık öyküsü, enfeksiyon hikayesi, endometriosis hikayesi olanlar ve 35 yaş üstü hastalardır.

İnfertilite değerlendirmesinde çift birlikte değerlendirilir.
İnfertil çiftin ilk değerlendirmesinde, gebelikler, adet döneminin uzunluğu ve karekteri, cinsel ilişki sıklığı, cinsel işlev bozukluğu olup olmadığı, infertilite süresi, önceki tedavileri ve sonuçları, aldığı tıbbi tedaviler, sigara ve alkol kullanımı, troid hastalıkları, kasık ağrısı,cinsel ilişkide ağrı, memeden süt veya sıvı gelmesi,tüylenme artışı sorgulanmalıdır.

Laboratuvar Değerlendirmesinde Hormon testleri, rahim ağzı kanser testi, Kan grubu, Kistik Fibrozis taraması, Rubella, cinsel yolla bulaşan hastalık taraması (Chlamidya, Gonore), Sfiliz , Hepatit B,C, HIV testleri yapılır.

Yaşam Biçimi ve Çevresel Faktörler değerlendirilir. Obezite, Sigara, Alkol,Kafein alımı, Stres, İlaçlar sorgulanır
Kadın İnfertilitesi nedenleri
Yumurtlama bozuklukları (Ovulatuar Disfonksiyon)
Adet Düzeni tesbiti, Bazal şartlarda vücut sıcaklığı ölçümleri, ultrason ile folikul takibi
Serum Progesteron seviyesi
Progesteron beklenen adetten 1 hafta önce ölçülmeli.

Ovulatuar Prediktör Kitleri (LH Kitleri): Preovulatuar LH yükselmesini idrarda tesbit etmek için kullanılır. Beklenen yükselmeden 2-3 gün önce günlük olarak ölçülmeye başlanır.

Rahimden kaynaklanan sorunlar (Uterin Faktörler)
Rahim içerisindeki anormallikler infertilite ve tekrarlayan gebelik kaybında önemli. Rahim yapısındaki bozukluklar, rahim içi yapışıklıklar, myom, polip başlıca sorunlardır.

HSG: en önemli ve en sık kullanılan tetkiktir. Tüplerin değerlendirilmesinde de kullanılır.

Sonohisterografi (Salin sonografi)
Tanısal rahimiçi görüntüleme (Histeroskopi): rahim içerisini değerlendirmede altın standarttır. Rahim içi polip ve myom ayırımında ve tedavisinde kullanılır.

 
 
Operatif Histeroskopi: Polip / Myom Rezeksiyonu için yapılır.

 
 
 
Tüpten kaynaklanan sorunlar (Tubal Faktör)
HSG, Laparoskopi ve Klamidya Antikor testi (CAT) ile değerlendirilir.

HSG: Tubal patolojilerin gösteriminde yararlı test. Distal tüp tıkanıklığında genelde doğru sonuç verir. Proksimal tüp tıkanıklığında yalancı pozitiflik yüksektir.

 
 
Laparoskopi: HSG’de Tüpler açık dediğimiz hastaların %18’inde laparoskopide tüplerde tıkanıklık veya yapışıklık vardır.Ek olarak endometriosis veya miyomlara rastlanılır. Laparoskopi tüple ilgili patolojilerin tanısında en yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip. Tanı yanında tedavide de kullanılmaktadır. Bununla birlikte girişimsel, teknik olarak komplikasyonları olan, maliyetli ve anestezi gerektiren bir işlemdir.Yardımla üreme teknikleri öncesinde laparoskopi ile tedavi edilmeyi gerektirecek bir pelvis patolojisi şüphesi (hidrosalpenks) olmadıkça, L/S önerilmemektedir.

 
 
 
Yumurta deposunun değerlendirildiği testler (Ovarian Rezerv Testleri)
Amaç kadının azalmış yumurta deposunu göstermektir. Kadın yaşı, hormon düzeyleri ( FSH,E2,İnhibin, Antimullerian Hormon Düzeyi AMH), Antral Follikül Sayısı, Ovarian Volüm, Önceki ART Cevabı, CC Stimülasyon Testi (CCCT, Clomifen Citrat Challenge Test), GAST(GnRH Agonist Stimülasyon Test), EFORT(Exogenous FSH Ovarian Reserve Test)
FSH: adetin 2-4. Günleri bakılır. E2 ölçümü ile FSH birlikte değerlendirilir.
AMH: adet döngüsüyle değişkenlik göstermez, yaşla beraber düzeyi azalır, menapoza doğru düzey ölçülemez hale gelir
Antral folikül sayısı: Adetin 2-4. Günü yumurta sayımı yapılır.
Bu Testler Kimlerde Önemli ?? 35 yaş üstü, Over cerrahisi geçirenlerde, Sigara içenlerde, ailede erken menopoz hikayesi olanlarda, Açıklanamayan infertilite hikayesi olanlarda, Gonodotropinlere kötü yanıt verenlerde
ERKEK İNFERTİLİTESİ
İnfertilitenin %35 (%30-%40) sebebi erkekten kaynaklanır. Semen analizi ile değerlendirilir. -Semende özel klinik testler ( ASA,-Sperm viabilite test, Sperm DNA fragmantasyon test) yapılabilir.
Fizik muayene yapılmalıdır. Muayenede Penis,Testis,Vaz ve epididim varlığı,Varikosel, Sekonder seks karekterleri, Rektal muayene yapılır.

Laboratuvar :
Hormonal değerlendirme: Semen parametreleri normalse endokrin bozukluk nadirdir.
Anormal semen parametreleri, Seksüel fonksiyon bozukluğu,Klinik bulgular varsa yapılır.
USG
Genetik tarama: Kistik fibrozis,Karyotip, Y kromozomu mikrodelesyonu bakılır.